MEB Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği Eylül 2025 Değişiklikleri

İçindekiler

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği Eylül 2025 Değişiklikleri

5 Eylül 2025 tarihli ve 33008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliklere gidilmiştir. Yapılan değişiklikler, kurum türlerinden fiziki koşullara, ücretlendirme esaslarından marka lisans sözleşmelerine, milletlerarası okullardan yatılılık hizmetlerine kadar pek çok alanda önemli hükümler içermektedir. Bu bilgi notunda, söz konusu değişiklikler başlıklar halinde açıklanmıştır.

Marka Lisans Sözleşmeleri

1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek şekilde özel okul kurucularının marka lisans sözleşmesi yapabilmesi için aynı veya farklı tür ve kademelerde en az beş okula sahip olmaları ve bu okulların her birinin en az beş yıl boyunca faaliyette bulunmuş olması şartı 2025 yılının Ocak ayında getirilmiştir. Eylül ayında yapılan yeni düzenleme ile bu çerçeve genişletilmiş ve okul dışındaki özel öğretim kurumları için de benzer bir sistem oluşturulmuştur. Buna göre, aynı türde en az üç kuruma sahip olan ve bu kurumların her birini en az iki yıl süreyle işletmiş olan kurucular da marka lisans sözleşmesi yapabilecektir. Bu yeterlilikleri sağlayan kurucular, sahip oldukları kurum sayısının en fazla üç katına kadar markalarını başka gerçek veya tüzel kişilere kullandırabilecektir.

Böylece marka lisanslama imkanı yalnızca büyük okul zincirlerinin tekelinde kalmamakta, daha küçük ölçekli kurumların da markalarını lisanslayabilmelerine olanak sağlanmaktadır. Ancak bu genişleme beraberinde yeni yükümlülükleri de getirmiştir. Kurucuların yapacakları marka lisans sözleşmelerinde öğretim programı, personel, bina ve hizmet standartları gibi önemli ayrıntılara yer vermeleri zorunlu kılınmış, ayrıca bu şartların yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar ile sözleşmenin fesih koşullarının da açıkça düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Böylece marka lisans sözleşmeleri yalnızca isim kullanımına dayalı basit bir düzenleme olmaktan çıkarılarak doğrudan eğitim kalitesini güvence altına alan bir hukuki araç haline getirilmiştir. Bunun yanı sıra, kurucuların bu sözleşmeleri yapabilmek için sahip olmaları gereken yeterlilikler ve sözleşmelere ilişkin diğer hususlar Bakanlık tarafından yayımlanacak usul ve esaslarla netleştirilecektir.

özel öğretim kurumları yönetmeliği

Ücret, Ücret İadesi ve Kayıt Düzenlemeleri

Özel öğretim kurumlarını ve velileri en yakından ilgilendiren değişikliklerden biri ücretlendirme alanında yapılmıştır. Önceki sistemde ücret artışları bir önceki yılın ortalama TÜFE ve ÜFE oranları esas alınarak hesaplanmakta idi. Bu yöntem, yıl içerisindeki dalgalanmaları dengelemekle birlikte artış oranlarının farklı dönemlere göre değişmesine yol açabilmekteydi. Yeni düzenleme ile birlikte kurumların ara sınıflara devam eden öğrencilerine uygulanacak artış oranı yeniden belirlenmiş ve öğrenci kayıt sözleşmesinde yer alan ücrete, bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yurt İçi ÜFE ile TÜFE ortalamasının yarısının 1,05 katı oranında artış yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Bu sistem veliler açısından daha öngörülebilir bir ücret politikası sağlamaktadır. Ancak yıl içinde gerçekleşen maliyet artışları yıl sonu enflasyonuna yansımadığı takdirde kurumların maliyetlerini karşılamakta zorluk yaşayabileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle özel okulların ve diğer kurumların mali planlama süreçlerini dikkatle yürütmeleri gerekmektedir.

Ücretlendirmeye ilişkin düzenlemeler yalnızca ara sınıflara devam eden öğrencilere uygulanacak artış oranı ile sınırlı kalmamış, faaliyetlerine devam eden okulların kademe başlangıçları ile ara sınıflarına yemek ve kahvaltı ile servis ücreti dışındaki hizmetler için uygulanacak azami zam oranları da yeniden belirlenmiştir. Buna göre, söz konusu hizmetlere yapılacak artışlar, daha önce kullanılan [(bir önceki yılın ortalama Yİ-ÜFE + bir önceki yılın ortalama TÜFE) / 2] formülü yerine, [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yİ-ÜFE + bir önceki yılın Aralık ayı yıllık TÜFE) / 2] formülüne göre hesaplanacaktır.

Önemli bir yenilik de fahiş artış kavramının netleştirilmiş olmasıdır. Ocak 2025’teki düzenlemede yalnızca “kademe başlangıç ücretlerinde fahiş oranda artış yapılamaz” hükmü yer almakta idi ve fahiş artışın ne olduğu sektör içerisinde tartışma konusu olmuştu. Eylül değişikliği ile bu belirsizlik ortadan kaldırılmış ve kademe başlangıçları için ilan edilecek ücretlerin, bir önceki yılın aynı sınıf düzeyi için belirlenen ücrete [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yİ-ÜFE + yıllık TÜFE) / 2] x 1,5 oranından daha fazla artırılamayacağı açıkça düzenlenmiştir.

Ücret ilanı prosedürleri de değiştirilmiştir. Kurumların ücret ilanlarının bir örneğini doğrudan milli eğitim müdürlüğüne verme zorunluluğu kaldırılmıştır. Bunun yerine ücret ilanlarının MEBBİS’e işlenmesi, kurumda velilerin görebileceği bir yere asılması ve varsa kuruma ait internet sitesinde yayımlanması yeterli kabul edilmiştir. Ayrıca, bir önceki yıl ücret ilanı yapmayan kurumlara cari yıl ücretlerini belirleme imkanı tanınmıştır. Ancak bu süreçte il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinin yapacağı inceleme sonucunda uygunsuzluk tespit edilirse ilgili kurum hakkında yasal işlem uygulanacaktır. Bu durumda, geçmişe dönük ilan yapan kurumlarda kayıtlı öğrencilerin eğitim ücretleri sözleşmelerinde yazılı olan tutarlara göre devam edecektir.

Eğitim faaliyetlerine ara veren kurumlar bakımından da yeni düzenlemeler yapılmıştır. En az bir yıl süreyle faaliyetlerine ara verdikten sonra tekrar açılmasına izin verilen kurumlar, izin tarihinden itibaren bir ay içerisinde ücretlerini ilk kez ilan eden kurumlar gibi belirleyip ilan etmekle yükümlü olacaktır.

Son olarak, ücretlerin sisteme işlenmesine ilişkin yükümlülükler de ayrıştırılmıştır. Özel okullar, öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen öğrencilerden alınacak eğitim ücretlerini ve diğer ücretleri artık e-Okul sistemine işlemek zorundadır. Diğer özel öğretim kurumları ise (dershaneler, kurslar, etüt merkezleri vb.) kursiyerlerden alınan ücretleri MEBBİS’teki elektronik modüle işlemeye devam edecektir.

Yönetmelikte yer alan ücret iadesine ilişkin hükümler, Eylül 2025 değişikliğiyle birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Ancak dikkat çekici olan husus, iade oranları ve esaslarında herhangi bir değişiklik yapılmamış olmasıdır. Önceki düzenlemede de öğretim yılı başlamadan okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde doksanının, yıl başladıktan sonra ayrılanlara ise yıllık ücretin yüzde onu ile öğrenim gördüğü günlere tekabül eden tutarın dışındaki kısmın iade edilmesi öngörülmekte idi. Aynı şekilde, sınavla öğrenci alan resmi okulların dokuzuncu sınıflarına kayıt yaptırdığını belgelendiren öğrencilerin ödedikleri ücretin tamamının iadesi zaten mevcut düzenlemede yer almaktaydı. Yeni metinde, yalnızca “öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen yıllık ücret” ibaresi ile “kursiyer kayıt sözleşmesinde belirlenen öğrenim ücreti” ifadesi eklenerek dilin daha açık ve anlaşılır hale getirilmesi sağlanmıştır. Bu nedenle esasen uygulama yönünden bir farklılık doğmamış, yalnızca ifadeler güncellenmiş olmaktadır. Dolayısıyla iade oranları bakımından veliler ve kurumlar açısından mevcut durum korunmuş, yapılan değişiklik teknik anlamda bir ifade düzeltmesi niteliği taşımaktadır.

Fiziki Koşullar

Yönetmelikte yapılan değişiklikler yalnızca idari ve mali düzenlemelerle sınırlı kalmamış, kurum binalarına ilişkin fiziki standartlar da ayrıntılı biçimde güncellenmiştir. Buna göre, özel okullarda her öğrenci için en az iki metrekarelik alan ayrılması, kurumların en az 350 metrekare büyüklüğünde bir bahçeye sahip olması ve bina içerisinde 100 ila 150 metrekare arasında değişen bir teneffüs alanı bulunması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme ile öğrenci güvenliği ve eğitim ortamlarının fiziki uygunluğu artırılmakta, standartlar somut ölçülerle belirlenmektedir.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri açısından ise önemli bir esneklik getirilmiştir. Daha önce yalnızca müstakil binalarda faaliyet gösterebilen bu kurumların, artık bağımsız bir girişe sahip olmak şartıyla ticari alanların bulunduğu karma binalarda da açılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu düzenleme özellikle şehir merkezlerinde uygun müstakil bina bulmakta güçlük yaşayan girişimciler için kolaylık sağlamakta, aynı zamanda bu kurumların daha erişilebilir hale gelmesine katkı sunmaktadır.

Okul Öncesi Kurumlara Kayıt Prosedürü Değişti

özel öğretim kurumları yönetmeliği

Yeni düzenleme ile birlikte okul öncesi eğitim kurumlarına kayıt yaşı öne çekilmiştir. Buna göre çocukların artık 24. ayını doldurdukları ay itibarıyla okul öncesi kurumlara kaydı yapılabilmektedir. Daha önce bu kayıt hakkı 36. ayını dolduran çocuklar için geçerliydi. Bu değişiklik, okul öncesi eğitime erişimi genişletmekte ve çocukların daha erken yaşta örgün eğitimle tanışmasına olanak sağlamaktadır.

Bu düzenlemenin sektöre etkisi oldukça önemlidir. Okul öncesi kurumlar, daha küçük yaş grubundaki çocukları da bünyelerine alabilecekleri için öğrenci sayılarında artış yaşanması beklenmektedir. Öte yandan, uzun süredir 0–36 ay grubuna hizmet veren kreşler ile okul öncesi kurumların hedef kitlesi arasında kısmi bir kesişim meydana gelecektir. Bu durum, kreşlerin özellikle 24–36 ay grubundaki çocuklar açısından özel okullarla rekabet etmesine yol açabilecektir. Sonuç olarak, kayıt yaşının 24 aya çekilmesi, okul öncesi eğitim kurumlarının daha geniş bir kitleye ulaşmasına imkan tanırken, kreş ve anaokullarının hizmet alanlarının yeniden tanımlanmasına neden olacak ve sektördeki rekabet dengelerini değiştirecektir.

Çocuk Etkinlik ve Oyun Evleri

özel okullar için sözleşme rehberi

Yönetmelikte yapılan en dikkat çekici yeniliklerden biri, 25-72 ay yaş grubundaki çocuklara yönelik eğitim verilen çocuk etkinlik ve oyun evlerinin resmi bir özel öğretim kurumu türü olarak tanımlanmasıdır. Daha önce 25–72 ay arasındaki çocuklara yönelik oyun temelli bir eğitim modeli yönetmelikte yer almıyordu. Bu yaş grubuna hitap eden kurumlar daha çok kreş veya anaokulu statüsünde değerlendiriliyordu. Yeni düzenleme ile birlikte bu kurumların sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda eğitim vermesi, oyun yoluyla çocukların sosyalleşmesine ve günlük yaşam becerilerini geliştirmesine katkı sağlaması amaçlanmıştır. Böylece, okul öncesi eğitim seçenekleri çeşitlenmiştir. Ayrıca bu kurumların açılış süreçleri de ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Buna göre, kurumların Bakanlıkça onaylanmış ve Genel Müdürlük internet sayfasında yayımlanmış programları uygulayacaklarına dair taahhüt vermeleri zorunlu kılınmıştır. Ayrıca, bu kurumlarda her program için gün içinde kısmi veya tam süreli planlama yapılabilecek ve bir sınıfta en fazla 20 çocuk bulunabilecektir. Ayrıca kurumlarda mutlaka bir müdür ile faaliyet alanına uygun öğretmen, uzman öğretici veya usta öğretici görevlendirilecektir. Öğretmen olarak atanacak kişilerin ya öğretmenlik şartlarını ya da en az lisans düzeyinde okul öncesi alanında uzman öğretici olma koşulunu taşıması gerekecektir. Bu düzenleme, girişimciler açısından yeni bir yatırım alanı yaratırken aynı zamanda pedagojik standartların korunması için daha sıkı bir denetim sürecini de beraberinde getirmektedir.

Uygunluk ve Akreditasyon Yetkilerine Açık Düzenleme

Eylül değişikliğinin getirdiği önemli yeniliklerden biri de; “Bakanlıkça kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiş özel öğretim kurumlarının öğretim programları, eğitim içerikleri, eğitim ortamları ile benzeri hususlarda hiçbir gerçek ya da tüzel kişilik tarafından uygunluk değerlendirmesi ve yetkilendirme yapılamaz.” denilerek özel öğretim kurumlarının eğitim programları ve standartları üzerinde dışarıdan hiçbir kişi veya kuruluşun uygunluk veya akreditasyon yetkisi bulunmadığının açıkça hükme bağlanmasıdır. Bu düzenleme, uzun süredir özel okullara yönelik olarak “ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi” ve “ISO 21001 Eğitim Kuruluşları Yönetim Sistemi” gibi belgeler sağlayan danışmanlık firmalarının sunduğu hizmetleri doğrudan etkileyebilecektir. Ayrıca yabancı akreditasyon kuruluşlarının Türkiye’de bulunan okullara yönelik akreditasyon uygulamaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Akşam Liseleri Kademeli Olarak Kapatılacaktır

Geçici maddeler arasında en dikkat çeken düzenlemelerden biri akşam liselerine ilişkindir. Yapılan değişiklik ile 2026–2027 eğitim öğretim yılından itibaren akşam liselerine yeni öğrenci kaydı yapılmayacak, mevcut öğrencilerin eğitimlerini tamamlamasının ardından bu kurumlar kademeli olarak kapatılacaktır. Bununla birlikte, akşam liselerinin başka bir okul veya kurum türüne dönüşmek istemesi halinde, dönüşüm izni verilecek ve söz konusu kurumlar faaliyetlerine farklı bir statüde devam edebilecektir.

Akşam liseleri uzun yıllar boyunca özellikle çalışan bireylere ikinci bir eğitim imkanı sağlamış ve alternatif bir öğrenim modeli olarak varlık göstermiştir. Ancak açık öğretim liselerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu kurumların işlevi büyük ölçüde azalmış, talep giderek düşmüştür. Yeni düzenleme ile akşam liselerinin tamamen kapatılması, eğitim sisteminde alternatif modellerin yeniden şekillendirilmesine yol açmakta ve yetişkin eğitiminin bundan sonra farklı araçlarla desteklenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Milletlerarası Okullara İlişkin Düzenlemeler

Eylül 2025 değişiklikleri kapsamında milletlerarası okullara yönelik önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bu kurumlar için “Milletlerarası Okullar Bilgi Sistemi” (MOBİS) kurulmuş ve eğitim, öğretim ile yönetim süreçlerinin elektronik ortamda kayıt altına alınması öngörülmüştür. Böylece milletlerarası okulların öğrenci kayıtları, uyguladıkları program içerikleri ve diploma işlemleri çok daha şeffaf biçimde izlenebilir hale gelmiştir.

Uluslararası diploma ve sertifika programlarına ilişkin olarak da yeni sınırlamalar getirilmiştir. Buna göre, yalnızca ülkemizde basımı yapılan ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının inceleme onayını almış kitapların okutulması zorunlu tutulmuştur. Ancak geçiş dönemi için bir istisna tanınmış, yurt dışında basımı yapılmış kitapların 2025–2026 öğretim yılı sonuna kadar kullanılmasına izin verilmiştir. Bu tarihten itibaren söz konusu kitapların kullanımına son verilecektir.

Ayrıca, milletlerarası özel öğretim kurumlarının fiziki yerleşimine ilişkin hükümler de sıkılaştırılmıştır. Daha önce bu kurumların Türk okulları ile aynı binada faaliyet göstermesine izin verilmemekteydi. Yeni düzenleme ile birlikte aynı kampüs içerisinde bulunmalarına da izin verilmemiştir. Böylece milletlerarası okulların tamamen bağımsız binalarda faaliyet göstermeleri zorunlu hale getirilmiştir.

Yaz Programlarına Resmi Düzenleme Gelmiş Oldu

Yönetmelikte yapılan değişikliklerden biri de yaz okulu uygulamalarına ilişkindir. Çalışma takvimine, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yaz okulu etkinliklerinin eklenebilmesi hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme ile özel öğretim kurumlarının yaz aylarındaki faaliyetleri yasal netlik kazanmış ve öğrenciler için yıl boyunca devam eden eğitim olanakları sağlanmıştır.

Söz konusu düzenleme, kurumlara hem pedagojik hem de ekonomik açıdan yeni imkanlar sunmaktadır. Öğrenciler açısından yaz döneminde eğitim ve sosyal etkinliklerle desteklenme imkanı artmakta, kurumlar açısından ise yaz aylarında kullanılmayan fiziki kapasitenin değerlendirilmesi mümkün hale gelmektedir. Böylece yaz okulu uygulamalarının yasal netlik kazanması, sektörde hizmet çeşitliliğini artırmakta ve kurumların sürdürülebilir gelir modelleri geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.

Aynı Kurucuya Ait Okullarda Personel Görevlendirilmesi

Yönetmelikte yapılan değişikliklerden birisi de eğitim personelinin görevlendirilmesine ilişkindir. Buna göre, aynı kurucuya ait farklı okullarda, aynı bina ya da aynı kampüs içerisinde bulunmak kaydıyla öğretmenlerin görevlendirilmesine imkan tanınmıştır. Bu görevlendirmelerde, ilgili personelin çalışma saatleri Yönetmelikte belirlenen sınırların üzerine çıkamayacak ve her bir okul için görevli olduğu bilgiler çalışma izinlerinde ayrı ayrı gösterilecektir.

Bu düzenleme, kuruculara insan kaynağını daha verimli kullanma imkanı sağlamakta ve öğretmen ihtiyacının daha esnek biçimde karşılanmasına olanak tanımaktadır. Özellikle aynı kampüs içinde birden fazla okul türünün bulunduğu durumlarda nitelikli personelin farklı kurumlarda görevlendirilmesi mümkün hale gelmekte ve böylece öğretmen açığının azaltılması hedeflenmektedir.

Öğrenci Kayıt Sözleşmelerinde İmza Yetkisi

Yönetmelikte yapılan bir diğer değişiklik, öğrenci ve kursiyer kayıt sözleşmelerinin imzalanmasına ilişkindir. Artık kayıt sözleşmeleri kural olarak kurucu veya kurucu temsilcisi tarafından imzalanmakla birlikte mali sorumluluk kurucuda kalmak kaydıyla bu yetkinin kurum müdürüne veya kurumda görev yapan personele devredilmesi mümkün hale gelmiştir.

Bu düzenleme, özellikle öğrenci sayısının yüksek olduğu kurumlarda kayıt süreçlerinin daha hızlı ve etkin biçimde yürütülmesine katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda kuruculara, idari işlemlerin günlük yönetimini daha esnek biçimde devretme imkanı tanınmakta, buna karşın mali sorumluluğun kurucuda kalmaya devam etmesiyle hukuki güvenlik de korunmaktadır.

Özel Öğretim Kurslarının Sınavlarına Dışarıdan Katılım

Yönetmelikte yapılan düzenlemelerden biri de özel öğretim kurslarının sınav uygulamalarına ilişkindir. Buna göre, kurslara kayıtlı öğrenciler için yapılan seviye belirleme ve deneme sınavlarının yanı sıra, kayıtlı olmayan kişilerin de bu sınavlara katılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak bu katılım, belirli şartlara bağlanmıştır. Katılımcıların e-Özel sistemine kaydedilmesi zorunlu tutulmuş, ayrıca sınavların yalnızca kurum binalarında ve sınıf kontenjanları dikkate alınarak yapılabileceği hükme bağlanmıştır.

Bu düzenleme, kursların eğitim faaliyetlerinin ölçme-değerlendirme boyutunu daha kapsayıcı hale getirmekte ve dışarıdan katılım sayesinde kursların daha geniş bir kitleye ulaşmasına imkan tanımaktadır. Bununla birlikte, katılımcıların kişisel verilerinin korunması için sınav sonuçları yalnızca kursiyerlere bildirilmekte ve üçüncü kişilerle paylaşılmaması şart koşulmaktadır. Bu çerçevede hem şeffaflık hem de veri güvenliği gözetilerek sınavların yasal zemin kazanması sağlanmıştır.

Özel Öğretim Kurslarına Ek Süre

Geçici madde 27’nin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile özel öğretim kurslarının rehber öğretmen/psikolojik danışman görevlendirmesine ilişkin yükümlülükleri için yeniden üç aylık bir uyum süresi tanınmıştır. Bu yükümlülük aslında Ocak 2025’te Yönetmeliğe eklenmiş ve kurslara Haziran 2025’e kadar süre verilmişti. Ancak birçok kurum bu süre içinde gerekli istihdamı sağlayamamıştı.

Eylül 2025 değişikliği ile birlikte aynı yükümlülüğün yerine getirilmesi için bu defa maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ek üç aylık süre tanınmıştır. Böylece halihazırda faaliyet gösteren kursların kapanma riskiyle karşılaşmadan gerekli nitelikte rehber öğretmen veya psikolojik danışman istihdam etmeleri sağlanmıştır.

Özel Okullarda Yatılılık Hizmetleri

Yönetmelikte yapılan değişikliklerle birlikte özel okullarda yatılılık hizmetlerine ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, yalnızca kamu yararına çalışan dernekler ile vergi muafiyeti tanınmış vakıfların kuruculuğunda açılan ve öğrencilerini ücretsiz okutan ortaokullarda yatılılık hizmeti verilebilecektir. Bunun dışında kalan ortaokul düzeyindeki özel okullar ise 2026–2027 eğitim öğretim yılından itibaren yeni yatılı öğrenci kaydı alamayacaktır.

Mevcut durumda yatılı hizmet alan öğrenciler için ise bir istisna tanınmıştır. Halihazırda ortaokullardaki yatılılık hizmetinden yararlanan öğrenciler, öğrenim gördükleri kademeyi tamamlayıncaya kadar bu hizmetten faydalanmaya devam edeceklerdir. Böylece mevcut öğrencilerin eğitim süreçlerinde herhangi bir kesinti yaşanmaması amaçlanmıştır.

Bu düzenleme, özel okullarda yatılılık uygulamasını büyük ölçüde sınırlandırmakta, yalnızca belirli statüye sahip kurumlarla sınırlı hale getirmektedir. Bu nedenle özel okulların pansiyon ve yurt işletmeciliği faaliyetleri kademeli olarak sona erdirilmekte, yatılılık hizmeti kamusal niteliği ağır basan kurumlara özgülenmiş olmaktadır.

Kurucu Ölümü Halinde Devir Düzenlemeleri

Yönetmelikte yapılan değişikliklerden biri de kurucu ölümü halinde kurumların devrine ilişkindir. 18. maddeye eklenen hükümlerle birlikte kurucunun vefatı durumunda izlenecek usul ve süreler netleştirilmiştir. Buna göre, gerçek kişi olan kurucunun ölümü halinde mirasçıların tamamı noter onaylı vekaletname ile aralarından şartları taşıyan birini kurucu olarak teklif edebilecektir. Bu teklifin, okullar bakımından en geç öğretim yılı sonuna kadar, diğer özel öğretim kurumları bakımından ise ölüm tarihinden itibaren üç ay içerisinde yapılması gerekmektedir.

Mirasçıların bu süreler içinde gerekli işlemleri tamamlaması halinde, kurumun yeni bir tüzel kişiliğe veya başka kişilere devri de mümkün olabilecektir. Ancak süreler içerisinde başvuru yapılmaması durumunda, valilikçe gerekli tedbirler alınarak işlemler usulüne uygun şekilde tamamlanacak ve başvuru yapılana kadar öğretime ara verilecektir. Öğretimine ara verilen kurumun bir yıl içerisinde yeni kurucuya devredilmemesi veya yeni kurucu teklifinin yapılmaması halinde ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecektir.

Bu düzenleme ile kurucu ölümü halinde doğabilecek belirsizlikler ortadan kaldırılmış ve kurumların sürekliliğini sağlamak amacıyla ayrıntılı bir çerçeve oluşturulmuştur.

Sonuç

Sonuç olarak, 5 Eylül 2025 tarihli Yönetmelik değişiklikleri, özel öğretim kurumlarının hukuki ve idari çerçevesini yeniden şekillendirmekte ve uygulamada karşılaşılan pek çok belirsizliği ortadan kaldırmaktadır. Yapılan düzenlemeler, hem kurumların mali ve idari işleyişine yön vermekte hem de öğrencilerin eğitim ortamlarının güvenliği ile niteliğini artırmayı hedeflemektedir. Kurucular, yöneticiler ve paydaşların söz konusu değişiklikleri dikkatle incelemesi ve gerekli uyum süreçlerini zamanında tamamlaması büyük önem taşımaktadır.